1 ) Flex uygulaması heryerde aynı çalışır: Javascript gibi her tarayıcıda farklı çalışmaz.Web yazılımı hazırlarken işi gücü bırakıp Javascript ve CSS kodlarıyla boğuşurken bulmuyor muyuz kendimizi? Tarayıcıların her yeni sürümü çıktığında sayfalarımızın hata vermesinden bahsetmiyorum bile.
2 ) Flex’te kullanıcı bilgisayarında bilgi tutma imkanları çok güçlüdür: Javascript’te cookie sınırlıyız. Cookie’ler ise tam bir baş belasıdır. (Flex ile kullanıcı bilgisayarına bilgi kaydetmek -Array, String, XML vs)
3 ) Flex’te arayüz bileşenleri çok zengindir: Takvim, chart ve görselleştirme bileşenleri HTML/Javascript ile karşılaştırılamaycak kadar zengindir. ILOG Elixir
4 ) Flex ile masaüstü uygulaması da geliştirilebilir: Flex öğrenen bir geliştirici masaüstü uygulaması da geliştirebilir (AIR). Javascript’te ise web sitesiyle sınırlıyız. Adobe AIR 2 bomba gibi geliyor
5 ) Flex ile push teknoloji kullanabilirsiniz: Flex ile veriye ulaşma yetenekleri çok yüksektir. En bilinen örnek olarak, RTMP gerçek zamanlı iletişim özelliğini sayabiliriz. BlackBerry ve iPhone’daki push teknolojisinin aynısını Flex uygulamanıza katabilirsiniz. Javascript’te ise yeni bilgi var mı diye sunucuya defalarca kez XmlHttpRequest yapmak gerekir. Örneğin, karşı taraf yeni mesaj yazdı mı diye chat penceresinin sürekli kendisini yenilemesi gibi.
6 ) Flex içerisine resim müzik vs gömülebilir: Javascript’te ise sunucudan ayrı ayrı çekmek gerekir. Son zamanlardaki CSS sprite tekniği en azından resimleri bir arada tutmayı sağlıyor.
7 ) Flex’te video özellikleri mükemmeldir: Javascript’te ise video özelliği yoktur. Orada zaten Flex/Flash kullanmak zaruri gibidir.
8 ) Flex’te istediğiniz fontu kullanabilirsiniz: HTML/Javascript’e ise Arial gibi birkaç font dışında pek seçenek yok. Flex’te fontu uygulamaya gömebilirsiniz: Flex uygulamasına font gömmek (video)
9 ) Flex’te arayüz hazırlamak çok kolaydır: HTML/Javascript ile web uygulaması hazırlarken, uygulamanın neye benzeyeceğini görmek için tek çare tarayıcıda açmaktır. Flex’te ise uygulamanızın neye benzeyeceği daha baştan bellidir. Flex uygulamalarının o kadar şık olmasının nedeni budur; neye benzeyeceğini görerek hazırlıyoruz.
10 ) Flex uygulamalarında hata ayıklamak kolaydır: Javascript’te ise hata oluştuğunda çıktığında sorunun nerede olduğunu bulmak tam bir Çin işkencesi olabiliyor.
Kaynak: http://blog.vukuf.com/2009/10/htmljavascript-yerine-flex-kullanmak.html







{ 4 yorum… aşağıdakileri okuyun ya dabir tane ekleyin }
flex’in tek veya en büyük eksiği ticari bir firmanın kontrolünde olması ve tamamen her şeyiyle açık kaynak veya GPL gibi bir lisansla dağıtılıyor olmaması. bu arkasındaki community desteğini önemli ölçüde kırıyor. ticari firma ürünü olması demek 2 yılda bir yeni ürün demek. 2 yıl sonra hoop as4′e geçtik diye kalp krizi geçirtebilirler. ben as3 kullanıyorum ama öyle kolay da değil zırt pırt bunları değiştirmek, yeni şeyler öğrenmek. bi uygulama yazmıştım flex3′te. flex4 ve spark çıktı bizim uygulama yalan oldu. flex4 ve spark kullanmak istediğimiz vakit kodların yarısını baştan yazacaz demektir. html+js+css’yi hala yetersiz buluyorum uygulama geliştirmek için ama güzel bir tarafı var; işin ucunda ticaret yok ürün yok. html 4.01 1999′da standart haline gelmişti, yıl 2010 html5 hala son şeklini almadı, alsa bile dev değişiklikler yok. css3 aynı şekilde, js hiç yerinden kımıldamıyor. bunlar imkanları kısıtlıyor gibi görünebilir ama geliştirme, eğitim, bakım maliyetleri gibi şeyleri düşündüğümüzde flex insanı birazcık korkutuyor. en azından acı bir tecrübem var.
Murat selam,
Çok güzel bir değerlendirme. Teşekkürler.
Yazdıklarında haklısın. Yani; Flex gerçekten de ya risk al kendini bana bağla yada Javascript-CSS zembereğine dön diyor. Gerçi bunu tüm teknolojiler demiyor mu? Örneğin CSS ile hazırladığımız bir arayüz iki sene sonra tüm tarayıcılarda sorun çıkarmıyor mu, yeni baştan gözden geçirmemiz gerekmiyor mu… Sanırım bu, yazılım sektörünün kaderinde var. Herşey o kadar çabuk değişiyor ki. Konuyla ilgili olduğu için bir arkadaşımın başına geleni anlatayım…
Bir yazılım hakkında hayli kalın kitabı okumaya başladı. Hah tam bittiği dediği aynı dönemde yazılımın yeni sürümü çıktı! O an nasıl bir sektörde olduğunun farkına vardı.
Buradan anlıyoruz ki yazılımlar dayanıklı tüketim malı değiller. Sürekli yenilenmeyi ve güncellenmeyi gerektiriyorlar.
doğru söylüyorsun, gerçekten de kaçacak pek bir yer yok. güncelleme, yeni sürüm, yeniden adaptasyon vs gibi şeyleri dışarıda bıraktığımızda, sadece flex’in ve html+js+css’in sunduğu imkanları karşılaştırdığımızda, makalende yazdıklarına katılıyorum. gerçekten derli toplu bir uygulama yazmak için şu an en iyi çözümlerden biri. birkaç madde de ben ekleyeyim; her ne kadar java halen en popüler programlama dili olarak görünse de, flash platformunun daha alacağı yol olsa da şu an platform’dan bağımsız, masaüstü, tarayıcı, mobil aygıt (mesela android), tv vs vs gibi bir çok ortamda çalışan uygulamalar geliştirmek için en uygun teknolojilerden biri Flex+AIR.
bence Adobe’nin Flash platformu ve Flex’le ilgili yapmadığı en önemli şey, kaynakları açmak ve flash’ı bir web standardı haline getirmek. her şey tam olarak açık ve GPL olmalı. bu şekilde daha geniş kitlelere güven verebilir ve ciddi bir topluluk desteği elde edebilir. ama sonuçta ticari kaygıları da olduğu için bazı adımları ürkek atıyorlar.
bu meseleye nerden bulaştığımı da hemen söyleyeyim, bir çok tecrübem oldu, paylaşmakta yarar var; uzun süredir kendi içerik yönetim sistemimi geliştiriyorum. sitenin ön yüzü mecburen html+css+js, sunucu tarafı php+mysql. buna bir de yönetim paneli lazım tabi. paneli önce ajax+php olarak hazırladım ama tabi bir sürü sorun, özellikle de tarayıcı desteği konusunda, iş yükü gittikçe katlanmaya başladı. ayrıca arayüz bileşenleri konusunda da pek şanslı değiliz. jqueryui çok yetersiz, bir çok şeyi kendiniz yazacaksınız. ExtJS oldukça iyi ama arayüz tasarımı yapacak ide sorunu var. lisans meselesi de ayrı. qooxdoo, dijit ne isterseniz denedim, zorladım ama hepsi bir yerde eksik. uygulamanın paketlenmesine gelince. bir web sitesine uygulama hissi verdirmek için çok da fazla seçeneğiniz yok. daha bir çok sorun yaşadım tabi, performans, kullanım kolaylığı vs vs vs.
sonuçta nereye mi geldim. kürkçü dükkanına. flex4+spark+as3+amfphp+php+mysql, sadece 2 sorun var: özel widget gerektiğinde hazır temin etmek biraz daha zor, yazmak gerekiyor. diğeri de html görüntüleme. buna da 2 çözüm var; ya html içerğini popup tarayıcı penceresinde görüntüleyeceksiniz ya da flex’in swf’sinin üzerine bir overlay div koyacaksınız.
sonunda kanaatim şu: iyi, derli toplu, yüksek performanslı, gerektiğinde masaüstü uygulama olarak da çalışabilecek bir uygulama lazımsa şu an (as3 geliştiricisi iseniz) flex’ten uygunu yok.
iyi bir web uygulaması yazacaksanız, ve iyi olması herşeyden önemliyse flex en iyi çözüm.
Murat,
Yazdıklarının altına imzamı atarım. Söylenmesi gereken birşey şeyi söylemişsin. Açık kaynak kod meselesi konusunda ise katılıyorum; kodları açmalılar. Flex’in yeni sürümleri şu anda açık kodu ama anladığım kadarıyla açık kaynak dünyasını memnun edecek düzeyde olmadı. Zira açık kaynak, geleceğe yönelik kararları da alabilmek istiyor ki Adobe’nin buna izin vereceğini sanmam. Çünkü, uzun vadeli yazılımların kararları -işin doğası gereği- tek elden verilmek zorunda bir yerde. Linus Torvalds’ın Linux çekirdeğini hala kendisinin yazmaya devam etmesi buna en iyi örnek.
Yazdıklarından en beğendiğim tespit; web arayüzünü bir uygulamaya benzetmenin en iyi yolu kesinlikle: Flex